Depresyon, belirli uyaranlara karşı duyarlılığın azalması, ilgi kaybı ve yapılan aktivitelerden zevk alamama durumu olarak tarif edilebilir. Kişiler kendilerine olan güvenlerini kaybederek girişim güçlerini kaybederler. Karamsarlık ya da umutsuzluk olarak belirtilen durumlar içine girerler. Yaşam enerjisi azalır. Hayat tatsız tuzsuz hale gelir. Bu rahatsızlık kadınlarda erkeklerin iki katı görülmek üzere özellikle yetişkin nüfusun %8-18’ini etkileyen bir bozukluktur.

Depresyon, sürekli bir üzüntü ve ilgi kaybına neden olan bir duygu durum bozukluğudur. Depresyon aynı zamanda majör depresif bozukluk veya klinik depresyon olarak da adlandırılır.

Bu durumdan muzdarip bireylerin hissettikleri, düşünceleri ve davranışları etkilenir ve bunlardan dolayı çeşitli duygusal veya fiziksel sorunlar ortaya çıkabilir. Normal günlük aktiviteler yaparken sorun yaşanabilir ve bazen hayat yaşamaya değmez gibi gelebilir.

Depresyon sadece bir keyifsizlik veya anlık bir zayıflık değildir. Depresyon aynı zamanda bir anda çözülebilecek kadar basit bir sorun değildir. Depresyon tedavi edilebilir ve tedavi gerektiren tıbbi bir durumdur. Bu tedavi süreci bazı vakalarda uzun sürebilir.

Depresyon Tedavi Edilmezse Nelere Yol Açar?

Depresyon tedavi edilmezse daha da kötüleşir, bu da bireyin hayatının her alanını etkileyen duygusal, davranışsal ve sağlık sorunlarına ve komplikasyonlara yol açar.

Kalp hastalığı ve diyabete yol açabilecek aşırı kilo veya obezite

Ağrı veya fiziksel hastalık

Alkol veya uyuşturucu kullanımı

Anksiyete, panik bozukluğu veya sosyal fobi

Aile çatışmaları, ilişki zorlukları ve iş veya okul sorunları

Sosyal izolasyon

İntihar düşünceleri, intihar girişimleri veya intihar

Kendini sakatlama

Erken ölüm.

Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Üzüntü, sebepsiz ağlama, boşlukta olmak veya umutsuzluk duyguları

Değersizlik, suçluluk duygusu, geçmiş başarısızlıklarda kendini suçlamaya takılma

Düşünme, konsantre olma, karar verme ve bir şeyleri hatırlamada sorunlar

Düşünme, konuşma veya hareket etmede yavaşlama

En küçük konularda bile öfke patlamaları, sinirlilik hissi veya hayal kırıklığı

Hobiler, spor veya cinsellik gibi normal aktivitelerin çoğuna veya tümüne karşı ilgi veya zevk kaybı

İştahta azalma ve kilo kaybı ya da artan yeme isteği ve kontrolsüz kilo alımı

Kaygı, ajitasyon veya huzursuzluk

Sebebi belirsiz fiziksel problemler, sırt veya baş ağrısı gibi

Sık veya tekrarlayan ölüm ve intihar düşünceleri veya intihar girişimleri

Uykusuzluk veya çok fazla uyumak da dahil olmak üzere uyku bozuklukları

Yorgunluk ve enerji eksikliği, en ufak işlerin bile çaba gerektirmesi

 

Depresyonu Sıklığı Ne Kadardır?

Genel olarak major depresyon yaygınlığı % 3-5.8 kadardır. Bir yıllık yaygınlık % 2.6-6.2 olarak verilmektedir. Hayat boyu risk erkekler için % 3-12, kadınlar için % 10-26’dır. Farklı araştırmalara göre farklı rakamlar verilmekle birlikte tüm oranlar buna yakındır. Epidemiyolojik veriler herhangi bir yılda kadınların % 13’ü, erkeklerin % 8’inin depresyonda olduğunu göstermektedir. Türkiye Ruh Sağlığı Profili Çalışması’nda 12 aylık depresif nöbet yaygınlığı kadınlarda % 5.4, erkeklerde % 2.3, tüm nüfusta % 4.0 olarak verilmektedir. Görüldüğü gibi kadınlarda iki kat daha fazladır. Yineleyici depresyonlar kadınlarda daha sıktır. Akut atak geçirenlerin % 15 kadarında depresyon süregenleşme eğilimi gösterir.

Depresyon İçin Risk Etkenleri Nelerdir?

Erken ebeveyn kaybı

Madde ve alkol kötü kullanımı

Anksiyete bozuklukları

Kadın olmak

Erken ebeveyn kaybı

Düşük sosyoekonomik düzey

Ayrı yaşama, boşanmış olma

İşsizlik: İşsizlik depresyonda risk etkeni olması yanında işte verimliliği azalmasının önemli nedenlerindendir.

Daha önce depresyon geçirmiş olma

Yakın zamanda önemli yaşam olayları, stres etkenleri

Kişilik yapısı

Çocukluk döneminde cinsel veya fiziksel kötü davranılma öyküsü

Bazı ilaçlar

Tıbbi hastalıklar

Hormonal değişiklikler.

Çocuklarda Depresyon Görülür mü?

Evet. Çocukluk döneminde de depresyon görülebilir. Çocuklarda ki belirtiler yetişkinlerdeki gibi olmayabilir. Tedavi edilmemesi halinde uzayabilir ve erişkinlikte de sürebilir. Çocuklarda depresyon belirtileri bazen erişkinliktekinden ayrılabilir. Okul reddi, hastalık uydurma, ebeveynlerini kaybetme kaygısı, okul sorunları biçiminde kendini gösterebilir.

Uyku Bozuklukları Depresyona Neden Olabilir Mi?

Uyku sorunu depresyonun önemli bir belirtisi olması yanında depresyona da neden olabilir. Son yıllarda uzun süreli uykusuzluğun depresyona yol açabileceği konusunda kanıtlar ortaya çıkmıştır. Bu nedenle uyku düzeninin sağlanması tedavinin temel amaçlarından biri olmalıdır. Bu amaçla olguların alkol almaları uyku sorununu genellikle kötüleştirmektedir.

Depresyonun Nedenleri Nelerdir?

Çoğu depresyon tipinin birden fazla nedeni vardır. Fiziksel ve genetik etkiler, psikolojik ve psikososyal tetikleyicilerle etkileşerek birbirini güçlendirir.

Depresyonun başlıca nedenleri şunlardır:

Biyolojik Faktörler

Genetik yatkınlık (Genetik yatkınlığın depresyon geliştirme riskini artırabileceğini görülmüştür.)

Bazı hastalıklar (Kalp hastalıkları, Parkinson hastalığı, Multipl skleroz, diyabet, tiroid hastalıkları, kronik hastalık yaşayanlar ve bu hastalara bakım verenler)

Antihipertansifler, hormonlar gibi bazı ilaçlar

Doğum

Menopoz

Hormonal değişiklikler

Psikososyal Faktörler

Geçirilmiş depresyon öyküsünün varlığı

Olumsuz yaşam olayları, stres etkenleri

Başka psikiyatrik tanılardan birine sahip olma

Sevilen birinin kaybı veya erken ebeveyn kaybı

Sosyal desteğin yetersiz olması

Eş, aile ve iş sorunları

Sağlık sorunları

Alkol, ilaç veya uyuşturucu bağımlılığı

Çocukluk veya ergenlik döneminde yaşanan travmalar, cinsel veya fiziksel istismar öyküsü

Ekonomik düzeyde yaşanan olumsuzluklar ve düşüş hali

Erken dönem uyum bozucu şemalar ve uygunsuz başa çıkma yöntemleri

Yaşlılık veya emekliliğe geçiş

Depresyon Tanısı Nasıl Konur?

Depresyon tanısı, belirli kriterlere dayalı tıbbı değerlendirmenin ardından konuda uzman hekimler tarafından konulmaktadır. Depresyonu teşhis edilebilecek belirli bir kan testi, röntgen veya radyolojik görüntüleme gibi bir tetkiki yoktur. Bununla beraber, doktorunuz depresyona benzer belirtiler gösterebilecek başka bir durum olup olmadığına açıklık getirmek için bazı kan testleri isteyebilir. Örneğin; hipotiroidizm, depresyonla benzer belirtilere sahiptir. Alkol kullanımı veya bağımlılığı, bazı ilaçlar, felç ya da yasa dışı ilaçların kullanımı da depresyon belirtilerine neden olabilir. Ayrıca vitamin eksikliği, beyin tümörü, tiroid sorunları gibi tıbbi durumlar depresyon semptomlarıyla benzer olabilir, bu nedenle genel tıbbi nedenleri dışlamak önemlidir.

Depresyon belirtileri, en az iki hafta sürmeli ve depresyon tanısı için önceki işlevsellik seviyesinde bir değişiklik olmalıdır.

Psikiyatri uzmanı tarafından konulan doğru tanı, başarılı tedavinin ilk adımını oluşturur. Özellikle bipolar (iki uçlu) bozuklukta görülen depresyonlardan ve şizofreni başta olmak üzere psikozlarda görülen depresyonlu ruh halinden ayırt edilmediği takdirde tedavi başarısız olacaktır.

 

Depresyon Olgularında İntihar Olasılığı Ne Kadardır?

Duygu durum bozukluğu gösterenlerde intihar düşünce ve eylemleri % 20-40 kadardır. İntiharları gerçekleştirenlerin geçmişlerinde de intihar girişimleri bulunmaktadır. İntihar riski belirtilerin şiddeti ile her zaman bağlantılı değildir. Yaşlılarda intihar olasılığı gençlere göre iki kat daha fazladır. İntiharla ilgili konuşanlarda olasılığın daha az olduğu düşüncesi yanlıştır. Hastanede yatan olgularda intihar girişimi oranı % 15 kadardır. Depresyon olgularının % 15’i intiharla ölmektedir. Tüm intiharların % 70’i depresyon olgularıdır.

Depresyon Genetik Bir Hastalık Mıdır?

Hem depresyon hem de bipolar bozukluk (iki uçlu hastalık) ailesel yatkınlık gösterir. Yakın akrabalarda bu iki hastalığın görülme sıklığı genel topluma göre 2-5 kat daha fazladır. İkiz çalışmaları da genetiği desteklemektedir. Ancak genetik etkiler yatkınlık düzeyindedir. Depresyon hastalığı çevresel stres etkenlerindeden önemli ölçüde etkilenir.

Antidepresan İlaçlar Mutluluk İlacı Mıdırlar? Bağımlılık Yaparlar Mı?

Antidepresan ilaçlar depresyon olgularında duygudurumda yükselmeye neden olmakta, depresyonu tedavi etmektedir. Ancak bağımlılık yapmazlar. Bazen aşırı mutluluk, aşırı özgüven artışı, öföri meydana gelebilir. Doz ayarlaması yapmak önemlidir.

Fiziksel bağımlılığa neden olmazlar.

 

Antidepresan İlaçlarla Birlikte Alkol Alınabilir Mi?

Antidepresan ilaçlar alkolün etkilerine karşı duyarlılığı arttırırlar. Ayrıca alkol antidepresan ilaçların klinik etkinliğini de azaltır.  Bu nedenle antidepresan ilaçlarla birlikte alkol alınması önerilmez. Alkol ilacın yan etkilerinin artmasına neden olabilir.

Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?

Depresyonu olan çoğu insan için ilaçlar ve psikoterapi etkilidir. İlk aşamada doktor veya psikiyatrist semptomları hafifletmek için çeşitli ilaçları reçete edebilir.

Şiddetli depresyon durumunda hastanede yatmak veya belirtiler düzelene kadar ayaktan tedavi programına katılmak gerekebilir.

Ciddi intihar düşünceleri olan hastaların klinikte gözlem altında tutulması uygun olur.

İlaç Tedavisi

Depresyon tedavisi sırasında kullanılacak ilaçlar, mutlaka doktor kontrolü ile belirlenmelidir. Bu ilaçlar arasında birçok antidepresan türü vardır.

Depresyon tedavisi sırasında yaygın olarak kullanılan ilaç grupları şunlardır:

Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar): Doktorlar genellikle bir SSRI reçete ederek başlar. Bu ilaçlar daha güvenli kabul edilir ve genellikle diğer antidepresan tiplerinden daha az rahatsız edici yan etkilere neden olur.

Serotonin-norepinefrin geri alım inhibitörleri

Atipik antidepresanlar: Bu ilaçlar diğer antidepresan kategorilerinin hiçbirine tam olarak uymaz.

Trisiklik antidepresanlar: Bu ilaçlar çok etkili olabilir, ancak daha yeni antidepresan türlerinden daha ciddi yan etkilere neden olma eğilimindedir. Bu nedenle, önce bir SSRI kullanımına başvurulmadan genellikle trisiklik reçete edilmez.

Monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOI’ler): MAOI’lerin ciddi yan etkileri olabileceğinden tipik olarak diğer ilaçlar çalışmadığında, reçete edilebilirler. MAOI’lerin kullanımı, belirli peynir türleri, turşu ve şarap gibi gıdalarla tehlikeli etkileşimlere hatta ölüme sebebiyet vereceği için sıkı bir diyet gerektirir.

 

Psikoterapi

Psikoterapi insanın kendini tanıması ve aydınlanması adına yapılan terapi yöntemidir. İnsanın ilk doğumu annesinden doğarak dünyaya gelmesidir.  İnsanın ikinci doğumu ise psikoterapi odasından geçer. Psikoterapi ile insan kendisini tanır. Düşünce dünyasını fark eder. Kendi karanlık yönlerini keşfeder. Savunma mekanizmalarını öğrenir.

Psikoterapi, depresyon tedavisinde oldukça etkili bir yöntemdir. Özellikle ilaç kullanmak istemeyen hastalarda tek başına veya ilaç kullanan hastalarda ilaca ilave olarak tercih edilmesi gereken bir yöntemdir. İlaç bırakıldıktan sonra tekrar depresyon ataklarının yaşanmaması veya sıklığının azaltılması için psikoterapi alınması çok çok önem arz eder.

Depresyon için bilişsel davranışçı terapi, çözüm odaklı tedaviler, duygu odaklı terapiler, hipnoz tedavileri, EMDR veya kişilerarası terapi gibi farklı psikoterapi ekolü etkili olabilir. Psikoterapinin yardımcı olabileceği konular arasında:

Başkalarıyla olumlu ilişkiler, deneyimler ve etkileşimler geliştirmek,

Bir krize ya da zorluğa adapte olmak,

Depresyonu ağırlaştıran davranışları saptayıp, değiştirmek.

Gerçekçi hedefler belirlemeyi öğrenmek,

Hayata dair bir memnuniyet ve kontrol duygusu kazanmak,

Olumsuz inanç ve davranışları tanımlamak ve sağlıklı, pozitif olanlarla değiştirmek,

Sorunları çözmek ve onlarla başa çıkmak için daha iyi yollar bulmak,

Umutsuzluk ve öfke gibi depresyon belirtilerini hafifletmeye yardımcı olmak,

Savunma mekanizmalarını keşfetmek

Duygularının farkına varmak, maladaptif uyumsuz duygulardan kurtulmak

Hizmetlerimiz

Neler Yapıyoruz

Sağlıklı Yaşam ve Medikal Estetik için aradıklarınızı kliniğimizde bir bütün olarak bulabilirsiniz. Dünyadaki yeni trend, genel ve klişe yaklaşımlar yerine herkes için farklı ve bireysel çözümler üretmek üzerine kurgulanmaktadır. Çünkü her insan farklı bir dünya ve farklı biyolojik varlıktır. Holistik ve Fonksiyonel bireye özgü yaklaşımlarımızla çok daha etkin sonuçlar alabilirsiniz...

Randevu

Kolay Randevu Talep Formu

Ön Görüşme için veya bilgi almak istediğiniz konularda bize her zaman danışabilirsiniz.

Adres:
Nenehatun Caddesi No:82/7
Gaziosmanpaşa
ANKARA

Tel: 0312 436 1974
Gsm: 0541 835 0 500
E-Posta: dr@fatihsomuncu.com
E-Posta: somuncu.fatih@gmail.com

© 2018 Dr. Fatih Somuncu. Tüm Hakları Saklıdır.

Bu web sitesi, yalnızca kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, bu web sitesinde sağlık hizmeti verilmemektedir. Sitedeki bilgiler hiç bir şekilde hastalıkların tanı veya tedavisinde kullanılmamalıdır. Ayrıca bu sitede yer alan bilgi, uygulama vb. konu başlıklarının bu web sitesinde yer alıyor olması, bu konuların veya başlıkların tamamının veya bir kısmının bizim kliniğimizde uygulandığı anlamına gelmemektedir. Bu sitede yer alan bazı konular hakkında kliniğimizde hizmet verilmemektedir. Bazı konularda ise hizmet verilmektedir. Bu site bilgi paylaşımı amacı ile düzenlenmiştir. Bu sitede yer alan bazı uygulamalarda bu hizmetin en iyi bizim tarafımızdan verildiğini kanıtlamaz.

Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları okumuş ve kabul etmiş sayılır. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Uzm. Dr. M. Fatih SOMUNCU’nun fikir ve görüşleri  olduğu gibi aynı konu hakkında farklı görüşlerin de  olması mümkündür. Sitedeki bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bilgilerinize saygı ile arz ederiz.

WhatsApp BİLGİ AL
Call Now Button Şimdi Ara