Stresin birçok belirtisi bulunuyor. Bu belirtilerden en önemlileri yüksek kan basıncı, hızlı kalp atışı, kaslarda gerilim ve titreme, uykusuzluk, midede kramp ve bulantı, baş ağrısı, baş dönmesi, aşırı yorgunluk, bitkinlik, göğüs ağrısı, ağız kuruması, zayıflık, aşırı terleme, zor nefes almak, bağırsakların bozulması, dişlerin sıkılması olarak gösterilebilir. Kronik stres, yaşamın bir bölümünde veya yaşam boyu maruz kalınan travmaların yoğun çaresizlik, çözümsüzlük hissi ile birlikte yaşanması, sonucunda da kronikleşen bir endişe, korku ve panik halidir. Stres her yaştan insanı etkileyen bir durumdur. Bazı kişiler strese ve stresin olumsuz etkilerine daha yatkındır,

Kronik stres, kişinin içinde bulunduğu perişan durumdan hiç bir çıkış yolu bulmadığı anda ortaya çıkar. Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen zamanlardaki, şiddetli baskı ve gereksinimlerin stresidir. Umut görmeyen kişi sonunda çözüm aramaktan vazgeçer. Bazı kronik stresler, çocukluktan gelen ve özümsenerek zihinde sonsuza dek kalan travmatik deneyimlerden kaynaklanır. Bazı deneyimler kişiliği derinden etkiler. Böylelikle doğan bir dünyaya bakış açısı ya da inanç sistemi (örneğin, dünya tehlikeli bir yerdir, insanlar senin sahtekar olduğunu anlayacaklar, her zaman mükemmel olmalısın gibi), kişiyi sonsuz bir strese sokar. Kişiliğin ya da kemikleşmiş görüş ve inançların yeniden oluşturulması söz konusu olduğunda, iyileşme süreci genellikle profesyonel yardımla mümkün olabilmektedir.

Kronik stresin en kötü yanı insanların buna alışmasıdır. Onun varlığını tamamen unuturlar. İnsanlar akut stresin hemen farkına varırlar çünkü bu yeni bir durumdur ama kronik stres eski, alışılmış ve bazen de rahat geldiğinden tamamen görmezden gelinir.

Beden sağlığı açısından, koroner kalp hastalığı, yüksek tansiyon, sindirim sistemi hastalıkları gibi sorunlar yaratan stres, cinsel sorunlara da neden olabiliyor. Uyku bozuklukları, kronik kaygı, ciddi depresyon ataklarına neden olan stres, aile içi huzursuzluk, boşanma ve ayrılıklar, arkadaş çevresinden ve toplumsal ilişkilerden kopma, işte, okulda uyumsuzluk ve başarısızlık gibi sorunların da sebebidir.

Kanser hücreleri ile normal hücreler arasındaki en önemli farklılıklardan biri de hücre duvarlarındaki enerji farklılığıdır. Yani kanser hücrelerinin hücre duvarları daha kalın ve yüksek enerjiye sahiptir. Stres normal hücrelerimizin enerjisini artırarak kanserli hücrelere benzer özellik kazanmasını sağlar. İşte bunlar beraberce değerlendirildiğinde, stresin sürekli hal alması bağışıklık sistemini çökertir ve hücre yapılarını etkileyerek kansere zemin hazırlar.

 Beyin ve sindirim sistemi güçlü bir şekilde benzer hormonlar ve sinir sisteminin etkisi altında bulunur. Dolayısıyla, uzamış stres ile birlikte sindirim bozuklukları, kalın bağırsak uyarısı ile oluşan ishal, kabızlık, kramp ağrıları, şişkinlik hatta aşırı miktarda  asit üretimine bağlı mide ağrısı yanma şikâyetleri görülebilir.

 İrritabl Bağırsak Sendromu (spastik kolon) ve stres arasında kuvvetli bir ilişki vardır. Bu hastalıkta, kalın bağırsaklar ve kısmen ince bağırsaklar stres ile uyarılır ve bağırsak kaslarında düzensiz kasılmalarına neden olur. Karında şişkinlik olur ve hastada kramp tarzında karın ağrıları ve değişik zaman dilimlerinde ishal ve kabızlık görülebilir. Strese bağlı uyku bozuklukları da irritabl bağırsak sendromu şikâyetlerini arttırabilir.

Sıklıkla stres, kilo alımı ve obezite ile ilgilidir. Birçok kişi gerginliğini azaltmak için yağlı ve şekerli gıdalar tüketir, sonuçta da kilo alır. Bazı kişilerde strese maruz kalındığında normal sağlıklı diyetle bile kilo alımı görülebilir ve alınan kilo genelde karın çevresinde toplanır ve bu da kalp ve şeker hastalıklarının habercisi olabilir. Majör stres hormonu olan kortizol, karın çevresinde yağlanmaya katkıda bulunur.

Bazı insanlar iştahsızlıktan yakınırlar ve kilo kaybederler. Nadiren, stres tiroid bezinin fazla çalışmasına sebep olur ve iştahı uyarır, fakat sonuçta vücutta normalden daha fazla oranda kalori yakılması ile kilo kaybı olabilir.

Sindirim sisteminin üst bölümünde, şişkinlik, ekşime, yanma, ağrı, baskı, bulantı, geğirme hissi ve benzeri şikâyetlerin genel bir adı dispepsidir.  Hastaların bazılarında stresle bulguların kötüleştiği ve bazen de stresin bulguları tetiklediği gözlenir. Dispeptik şikâyetlerle doktora başvuran hastalarda sağlıklı gruba göre daha fazla oranda anksiyete ve depresyon görülür ve aynı zamanda kendilerinde ciddi hastalık çıkması endişesi vardır.

Kronik strese maruziyet vücutta çalışan tüm sistemleri olumsuz etkiler ve kronik hastalıkların gelişimine yol açar. Kronik stres vücuttaki sempatik-parasempatik sistem dengesini alt üst eder ve Hipotalamo-Hipofizer-Adrenal aksı  etkileyerek tüm metabolik süreçleri bozar. HPA Aksı bozulduğunda özellikle ve  Evre-III adrenal yetmezlikte sistemler iflas eder ve vücutta çok ciddi sorunlar çıkmaya başlar. İmmun sistem olumsuz etkilenir ve vücutta onarım tamir mekanizması bozulur. Bu şekilde otoimmun hastalıklar ve kanser vb hastalıklar ortaya çıkar. Kronik stres maruziyeti  bugün artık sağlıklı yaşam için vazgeçilmez olan mikrobiyotayı da bozarak bir çok hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırlar.

Kronik stres yönetiminde, düzenli uyku,bioritm,meditasyon,yoga,hipnoz,nörofeedback,inanç,spor,güçlü sosyal ilişkiler çok çok önemlidir. Psikoterapi ,duygu boşaltma yöntemleri , hipnoterapi ile geçmişin tekrarlayan zorlantılarından, travmaların yarattığı etkilerden  kurtulmak şarttır. Bedeni, zihni, ruhu özgürleştirmek stres yönetimi için çok faydalıdır.

Daha detaylı bilgi almak ve uzman doktorlarımızla görüşmek için 0 541 835 05 00 numaralı telefonu arayabilir veya aynı numaradan  whatsapp dan yazarak soru  sorabilirsiniz.

Hizmetlerimiz

Neler Yapıyoruz

Sağlıklı Yaşam ve Medikal Estetik için aradıklarınızı kliniğimizde bir bütün olarak bulabilirsiniz. Dünyadaki yeni trend, genel ve klişe yaklaşımlar yerine herkes için farklı ve bireysel çözümler üretmek üzerine kurgulanmaktadır. Çünkü her insan farklı bir dünya ve farklı biyolojik varlıktır. Holistik ve Fonksiyonel bireye özgü yaklaşımlarımızla çok daha etkin sonuçlar alabilirsiniz...

Randevu

Kolay Randevu Talep Formu

Ön Görüşme için veya bilgi almak istediğiniz konularda bize her zaman danışabilirsiniz.

Adres:
Nenehatun Caddesi No:82/7
Gaziosmanpaşa
ANKARA

Tel: 0312 436 1974
Gsm: 0541 835 0 500
E-Posta: dr@fatihsomuncu.com
E-Posta: somuncu.fatih@gmail.com

© 2018 Dr. Fatih Somuncu. Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik Politikası

Bu web sitesi, yalnızca kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, bu web sitesinde sağlık hizmeti verilmemektedir. Sitedeki bilgiler hiç bir şekilde hastalıkların tanı veya tedavisinde kullanılmamalıdır. Ayrıca bu sitede yer alan bilgi, uygulama vb. konu başlıklarının bu web sitesinde yer alıyor olması, bu konuların veya başlıkların tamamının veya bir kısmının bizim kliniğimizde uygulandığı anlamına gelmemektedir. Bu sitede yer alan bazı konular hakkında kliniğimizde hizmet verilmemektedir. Bazı konularda ise hizmet verilmektedir. Bu site bilgi paylaşımı amacı ile düzenlenmiştir. Bu sitede yer alan bazı uygulamalarda bu hizmetin en iyi bizim tarafımızdan verildiğini kanıtlamaz.

Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları okumuş ve kabul etmiş sayılır. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Uzm. Dr. M. Fatih SOMUNCU’nun fikir ve görüşleri  olduğu gibi aynı konu hakkında farklı görüşlerin de  olması mümkündür. Sitedeki bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bilgilerinize saygı ile arz ederiz.

Call Now Button Şimdi Ara
WhatsApp BİLGİ AL